19°
Whatsapp
0532 456 25 94Bize haber verin
Sosyal Gündem

'Seçim kararı hesapçıların hepsini perişan etti'

'Seçim kararı hesapçıların hepsini perişan etti'
22 Nisan 2018 12:27

Başbakan Yardımcısı ve Hükümet Sözcüsü Bekir Bozdağ, katıldığı bir televizyon programında gündeme ilişkin açıklamalarda bulundu.

Başbakan Yardımcısı ve Hükümet Sözcüsü Bekir Bozdağ, katıldığı bir televizyon programında gündeme ilişkin açıklamalarda bulundu. "Bu bir etken seçim mi?" sorusuna, "Bu bir erken seçim adı üstünde" karşılığını veren Bozdağ, Abdullah Gül’ün Cumhurbaşkanı adayı olup olmayacağına ilişkin ise, "Gül’ün şahsına dönük bir değer biçme yapmayı doğru görmem. Lakin ben aday kim olursa olsun, öteki CHP’nin önünü çektiği grubun adayı kim olursa olsun, hiç ayrım etmez, seçim birinci turda biter. Kimi getirirlerse getirsinler. Görünen köy kılavuz istemez. Anketler besbelli. Milletin verdiği tepki besbelli" ifadelerinde bulundu.

Saadet Partisi’ne ilişkin de değerlendirmede bulunan Bozdağ, "Saadet Partisi kimle ittifak yaparsa yapsın Saadet’in oyunun yüzde 90‘ının Recep Tayyip Erdoğan’a gitmesine engel olamayacaklar. Erbakan hocayı hükümetten eden, 28 Şubat darbesine yardım veren, başörtüsü zulmünün mimarı kim, CHP. Tüm başörtülüleri ağlatacaksınız, bütün mütedeyyin muhafazakar insanları onların karşısına dikeceksiniz, İmam Hatiplerin önünü kapatacaksınız, Erbakan hocayı istifaya zorlayacaksınız, postmodern darbeyi destekleyeceksiniz sonra da gidip ’biz kardeşiz’ diyeceksiniz. Eğer Saadet yönetimi sizinle kucaklaşırız deyip rahmetli Erbakan hocamıza yapılan ve o dönemde şu an ki yönetiminde tanık olduğu bu kadar haksızlığa karşın kendi içlerinden meydana çıkan Recep Tayyip Erdoğan gibi dinç ve sevilen bir lideri indirmek için onlarla beraber olacaklarsa benim söyleyecek lafım olmaz. Ama ben eminim oysa Saadet’in tabanı buna ’biz Recep Tayyip Erdoğan’la beraberiz’ diyecek ve sandıkta buna en güzel cevabı verecektir” diye konuştu.
Bozdağ, ”Kılıçdaroğlu, cumhurbaşkanlığına namzet olursa cumhurbaşkanlığı seçimini kaybedecektir. Milletvekilliğine namzet olamadığı için milletvekilliğini de kaybedecektir. Dimyata pirince sırası gelmişken evdeki bulgurdan olacaktır. Milletvekili seçilemediği için de siyasi hayatı bitecektir” dedi.

"SİYASETÇİLER AÇISINDAN ’BASKIN SEÇIM’ KAVRAMINI GÖSTERMEK DÜRÜST DEĞIL"

Seçim işinin tüpten macunun çıkması gibi bir şey olduğu benzetmesini yapan Bozdağ, MHP Genel Başkanı Devlet Bahçeli’nin çok net bir şekilde bazı gerekçeler de sıralayarak açıklama yapması üstüne, AK Parti’nin her yerde bir değerleme gerçekleştirmek durumunda kaldığını belirtti. Bozdağ, birtakım olumsuzlukları göz ardı etmemeleri gerekliliğine dikkat çekerek, "Yeni şartlar ortaya çıkınca biz bu şartları değerlendirdik ve Türkiye’nin erken bir seçime gitmesinin milletin ve devletin yararına olduğu kanaati hasıl oldu. Ve biz bu kararı aldık. Bakarsanız, hükümetin ve Cumhurbaşkanının tahsis süresinin bitmesine takriben var. Cumhurbaşkanı görevinden vazgeçiyor 1 buçuk sene süreden. Emrindeki parlamentoda ondan vazgeçiyor. Niye vazgeçiyoruz biz bundan? Türkiye için vazgeçiyoruz, aziz milletimiz için vazgeçiyoruz. Bu bir seçim, Erken tercih. Ama azıcık daha erken seçim gibi diyelim. Yani niçin? Çünkü bir buçuk sene var ve herkes başka bir hesap yaparken yeni bir koşul ortaya çıktığı için, Bahçeli’nin dediği 26 Ağustos’un da önünde bir tarih ortaya çıktığı için erken seçim fakat birazcık erken tercih. Bu dominant tercih yok. Çünkü siyasette dominant seçimi, ben hani o kavramı kullanıyor gazeteciler fakat siyasetçiler açısından bu kavramı göstermek dürüst değil. Niçin yok? Çünkü siyasetçi her daim seçime hazırdır. Çünkü onun varlığı seçimle kendi fikirlerini, kendi programını iktidara taşımak içindir. Seçimin ne dek erkene alınırsa alınsın onun için bu bir mutluluk nedenidir. Çünkü fikirlerini iktidara taşımak için daha erken bir zamanda imkan elde etme durumu ortaya çıkmaktadır. O yüzden keza işini bilen dersine çalışan öğrenci için imtihan nasıl bir sıkıntı oluşturmuyorsa ama nasıl bir durağan için nasıl bir kabusa dönüşüyorsa seçimin ortaya çıkması işine çalışan dersini iyi yapan siyasi partiler için büyük bir fırsat ama yatan aylaklık eden siyasiler içinse büyük bir kabus" biçiminde konuştu.

"TERCIH SİYASETİN BAYRAMIDIR"

Siyasetin daima seçim istediğine dikkati çeken Bozdağ, "Tekrar Tekrar tercih olduğu zamanda bayram gibi sevinir" diyerek AK Parti’nin seçime hazırlanmış olarak girdiğini anımsattı. Bozdağ, "Biz tekrar tekrar hazırız, bütün kadın kollarımızı yeniledik, gençlik kollarımızı yeniledik. Teşkilatlarımızı yeniledik, belediyelerimizde revizyonlar yaptık ve Başbakanımız, Cumhurbaşkanımız, bakanlarımız, genel başkan yardımcılarımız, Türkiye’nin tüm il ve ilçelerini bir kere elden geçirdik. Biz durmuyoruz. Derhal muhalefet partisi konuşuyor. Fakat tembellikten nasıl konuşmaya mecal buluyorlar onu da anlamıyorum. Derhal düşünün Türkiye’nin Cumhurbaşkanı bir yana ülkeyi yönetiyor, içeride dışarıda bu kadar problemle uğraş ediyor ve orada en büyük kuvvet o. Bütün bunların içerisinde var onları çözüm konusunda çalışmalar hepsinde var. Peki öte taraftan AK Parti genel başkan AK parti yönetiyor öte taraftan kongreler var, teşkilatları var kabuller var hepsine gidiyor. 3 tane aynı günde ilçe kongresine katılıyor orada konuşmaları yapılıyor. Tanıdık Olmayan misafirler kabul ediyor" dedi.

“TÜRKİYE’YE DÖNÜK BÜTÜN LEKELI SENARYOLARI ÇÖPE ATTIK"

Rusya Devlet Başkanı Vladimir Putin’le imzalanan 22 milyar dolarlık Mersin-Akkuyu nükleer güç santralinin temelinin atıldığını ve Katarlılarla yapılan beş milyar dolarlık bir projenin imzasının atıldığını açıklayan Bozdağ, şunları kaydetti:

"Yarın seçime gidecek bir hükümetle yok, önüne beş yılı almış bir iktidarla bu bütün sınamaların üstüne Türkiye’nin gitmesi lazım. Bir parça başına bu. öte taraftan alt Irak’ta da olup bitenler var. öte taraftan terör örgütleriyle de Türkiye’nin içinde dışındaki terör tehdidiyle, Türkiye’ye dönük olanlar var, etrafımızdaki siyasal jeopolitik şartlardan kaynaklı durumlar, öte yandan da FETÖ, PKK, DEAŞ, DHKP-C gibi terör örgütlerini pek fazla ülke bakımlı de değil aleni silahla besliyorlar, aleni parayla besliyorlar, aleni milletlerarası alanda, başka alanlarda destekliyorlar ve Türkiye’yi de kendi projelerine karşı yerli ve milli tutum sergilediği için eleştiriyorlar. Şimdi bu terör örgütlerinin üzerinden de bir diğer araştırmalar yürütüyorlar. Terörün biz belini kırdık Allah’ın izniyle. Artık savunma yok. Dağda, ovada inde, yurt içinde, yurt dıştan, kırsalda, şehirde nerede varsa tepesine bindik ve terörü ezdik şuanda. Terör örgütleri, bütün bilumum terör örgütleri Türkiye’ye karşısında organize bir terör eylemi gerçekleştirme kabiliyetini önemli ölçüde kaybetmiştir. Bu güçler, Türkiye’ye dönük senaryolardan vazgeçmiyorlar bir türlü. Neden vazgeçmiyorlar?

Çünkü Türkiye’nin ayakları üstünde duran dinç bir ülke olması, savunma sanayinde, diğer yatırım alanlarında güçlenmesi fevkalade rahatsız ediyor. Düşünün bu dek durum oluyor, Putin’le biz 22 milyar dolarlık Mersin-Akkuyu nükleer zorlama santralinin temelini atıyoruz. Siz düşünün böyle bir olay oluyor, Katarlılarla beş milyar dolarlık bir projenin imzasını atıyoruz. Acilen bu oluyor, biz ne yapıyoruz, 23 şirketle 135 milyar dolarlık bir projeye imza atıyoruz ve Türkiye’nin cari açığını 19 milyar dolar azaltan bir büyük hesaplı adım atıyor. Derhal bakıyor, ‘Türkiye’yi biz durduramıyoruz, pek baskı yapıyoruz, böylece bunların içine saldığımız, salacağımız ne varsa salıyoruz, olmuyor.’ Bakın, Türkiye’yi Seyahat olayları ile mısra getiremediler. 17-25 Aralık FETÖ yargı darbesi ile hizaya getiremediler. En nihayet darbe teşebbüsüyle de Türkiye’yi mısra getiremediler ve şu anda ekonomik kozu göstermek istiyorlar ve bunu da gizleme falan da değil. Çok net bir şekilde bakıyorsunuz, Türkiye üzerinden güvensizlikler, belirsizlikler, ‘gelecekte işte tercih olacak, iktidar duracak mı, durmayacak mı, bir hele durun bakalım, bir mahalli seçimi bekleyin, mahalli seçim Türkiye’nin gelecekte ne olacağının işareti olacak, ona kadar bakarsınız.’ Herkesi bu tereddüd sebebiyle yatırımcıyı yatırım yapmamaya, oturtmak isteyeni bu isteğini şu anda bloke etmeye, cebinde para olanı para harcatmamaya ve Türkiye’deki bu belirsizlikleri de bir yanlamasına kendilerince oluşturarak öte yandan da bunu köpürterek ırk üzerine bir baskı oluşturulmak isteniyor.

Derhal biz, bu Türkiye’mizin siyaseten belirsizlikleri ortadan en ince ayrıntısına kadar kaldırmak ve bu cins hesapları, kitapları, tuzakları yok etmek için biz bir adım attık. Bir başka şey yan, 2019’a kadar Türkiye üzerinde o kadar çok milletlerarası çevreler ve içerideki onlarla iş birliği yapan çevrelerle beraber öyle fazla plan-program kapan var. Seçimin planlanandan öne alınması bütün senaryoları boşa çıkarmıştır. Türkiye’ye dönük tüm tuzakları kapan kuranların elinde patlatmıştır. Tüm senaryoları boşa çıkarmıştır. Tüm hayalleri kabusa dönüştürmüştür. Türkiye üstüne bundan böyle kimse hesap yapamayacaktır. Eminim ama, bu tercih kararı bu hesapçıların hepsini biçare etti. Ben o yüzden bakarsanız tercih kararına üzülenleri, Türkiye’nin burada ne değin doğru büyük bir hücum yaptığını, geçen bir gazete manşet atmıştı, ‘Şah-Mat’, nasıl bir şah-mat yaptığını fazla net bir şekilde görecektir. Türkiye’ye dönük bütün lekeli senaryoları biz bu kararla çöpe attık. Türkiye üstünde bundan böyle oyun oynanacak, önüne kapan kurulacak, Türkiye dışarıdan birtakım yöntemlerle yönlendirilebilecek bir ülke değildir. Bunu dostumuz biliyor zaten düşmanları da Türkiye’nin bunu eninde sonunda öğrenmesi lüzumlu. Türkiye büyük bir devlet, Türk milleti büyük bir millet."
 

Yorumlar, editörlerimiz tarafından onaylandıktan sonra yayınlanır. Kanunlara aykırı, konuyla ilgisi olmayan, küfür içeren yorumlar onaylanmamaktadır.
YORUM YAP
GİRİŞ YAP