USD
11°
Whatsapp
0532 456 25 94Bize haber verin
Sosyal Gündem

Malezya, yolsuzluk yapan başbakanı devirdi; Türkiye Malezya olur mu?

Malezya, yolsuzluk yapan başbakanı devirdi; Türkiye Malezya olur mu?
19 Mayıs 2018 06:48

Malezya'da 92 yaşındaki Mahathir Muhammed'in Başbakan seçilmesinin ardından daha önceki lider Necip Rezak'a ülke dışına çıkma yasağı getirildi. Rezak, devlet yatırım fonundan 700 milyon dolarkaynak kullanmakla yargılanmıştı.

Malezya'da 92 yaşındaki Mahathir Muhammed'in Başbakan seçilmesinin ardından daha önceki lider Necip Rezak'a ülke dışına çıkma yasağı getirildi.

Rezak, devlet yatırım fonundan 700 milyon dolarkaynak kullanmakla yargılanmıştı. Necip Rezak'ı aklayan başsavcı da misyondan alındı. Ceza evinde bulunan karşı siyasetçi Enver İbrahim de salı günü ceza evinden çıkıyor. TR724'Te Naci Karadağ, "Gelecekten bildiriyorum; Türkiye Malezya olur mu?" başlıklı yazısında Malezya'da asıllaştırılan yolsuzluklarla Türkiye'dekileri kıyasladı.



TR724'te ki yazısında Karadağ, şu biçimde devam ediyor;

Yok tabi başlıktaki gibi bir şey. Yazar aldatmacası!

Gelecekten bildirebilmek kime kısmet olmuş ki bize olsun.

Gerçi reellerin sakız gibi çiğnenip bir kenara tükürüldüğü bir çağda yaşıyoruz.

En baba distopyalara taş çıkaracak günlerin içinden geçiyoruz.

Düşünün bir kere.

En az beş kafadan arızalı insanı kendi ülkeleri seçmiş.

Trump’undan Putin’ine, bizimkinden Kuzey Koreli manyağa kadar…

Bu kadar ruh hastasını isteseniz filmlerde dahi yan yana getiremezsiniz.

Bu çağın uğursuzlarının şöhretsizliği bu işte.

Kaç milyon senelik yeryüzü tarihinde sen kalk bu marazi ruhların hakimiyetindeki dünyaya denk gel!

Neyse sorunumuz o değil.. Gelecekten bildirmek.

Elbette geleceği görmedik ve kim bildirirse palavra söylüyordur kesin.

Ancak elimizde bir ekip bilgiler var.

Şair, tarih ve tekrar ile alakalı ibret hissesini ayrıcalık vazgeçerek yaşananların bir döngü olduğunu kabullenir.

Şimdi size bir ülke ve liderinden bahsedeceğim.

Bakın bakalım bizim ülkemizin geleceğiyle alakalı bir ekip çağrışımlar oluyor mu?

21.yüzyılın hemen başında iktidara geldi Necip Bin Aldurrezzak..

Bütün ve fotoğrafı adı şöyle reelinde: Hacı Mohd Najib bin Tun Haji Abdul Razak…

Güven veren bir görüntüsü vardı. Al al yanaklar, badem yağıyla parlatılmış ince bıyıklar, nurani bir surat, yuvarlak çerçeveli numaralı gözlük vs…

Hani devletin olsa direkman verebileceğin müsmübarek bir birey kavrayacağınız. Tipine baktığınızda bir devlet adamı değil de cami müezzini görüntüsü veren bu adam, yalnızca ülkesini değil dinini de bir uçurumun kenarına getirip vazgeçecekti.




Ezilmişlerin umudu Reis Rezzak!

Fakat her şey öyle başlamadı natürel…

İş başına gelene kadar hep ılımlı iletiler verdi Necip Rezzak. Hatta bir ara “Malezya Modeli” diye biz de dahi tartışıldı. Rahmetli Şerif Mardin epey kafa yordu bu mevzuda.

Sonra kendi partisi içindekiler de dahil, ona rakip olabilecek tüm adayları birer birer saha dışına attı. Kimini sürgün etti, kimini olmadık kumpaslarla mapusa attı. En ehemmiyetli rakibini kendi yargısına “eşcinsel” diyerek mapusa mahkûm ettirdi.

Giderek değişiğin hayat stiline müdahale etti. Misalin kiliselerde “Allah” denilmesini menetti, bunun için kilise polisi dahi kurdu.

Başlarda kendisi dahi internet ve sosyal medya kullanan Başbakan giderek bu civarlara “makara kukara” demeye başladı.

Bir Hayli internet sitesi yasaklandı.

Gün fazla sosyal medyaya yasaklar getirildi.

Mapusa attırdığı rakibi 5 sene absürt sapan bir yargılamayla mapus uyuduktan sonra çıkıp kurulan üçlü ortak yönetimin başına geçti.

Sandıkta şike hurda filan derken, çok kan kaybetmesine karşın bir biçimde iktidarda kaldı Rezzak. Bunun üzerine Enver İbrahim’i tekerrür mapusa attırdı. Bu defa aldığı ceza 6 seneydi.

Polis ve savcılık yolsuzluk mazeretiyle harekât yapınca, bunu yapanları adi duyuru etti ve işten attı.

Hepsini mapusa gönderdi.

Bu arada Tayyip Erdoğan ile çok yakın arkadaş oldukları söyleniyordu. Nitekim cemaatin mekteplerinde senelerdir misyon yapan ve bizzat kendisinin bizzat tanıdığı senelerin eğitimcilerini yasadışı yollarla mafyavari kaçırdı ve Hakan Fidan’ın tetikçilerine teslim etti. Bakınız

İlk başlarda bu çete eylemini yalanladı ama ortaya görüntüler çıkınca, “Onlar alçaktı, beni aldattılar” deyiverdi.

Yolsuzluk çığı yuvarlandıkça gelişiyordu. İlk yolsuzluk iddiası devletin fonundan kendi kasasına 700 milyon dolar geçirmesiydi.

Bir de kaynağı muhakkak olmayan paralar geliyordu.

Tercih bağışı, parti dayanağı ismi altında buğu ediyordu Rezzak bu paraları.

Para diyorsak az buz bir şey değil, milyar dolarlara erişen sayılardan bahsediliyordu.

Rezzak’ın eşi Rosmah Mansor hakkındaki, lüks mahsuller düşkünlüğü ve alışveriş deliliğine dair iddialar sebebiyle kumpaslı olarak tenkit etiliyordu. Onu, her biri binlerce dolar bedelindeki farklı renkli çantaları taşırken gösteren resimler internet üzerinden dağılmıştı. Başbakan, savurgan hayat stili iddialarını, politik orijinli hücumlar olduklarını söyleyerek tenkit etti. Bunu yapanlar vatan adileriydi!

First Leydi’nin saçlarını yapmak için kuaförüne 400 dolar ödemek zorunda kalmasını hayıflanarak anlatması da güç koşullarda yaşayan Malezyalıların hiddetine neden olmuştu. Bu yargılamalar, Mansor’un banka hesabı ayrıntılarının, kocasının finansal skandalının ortasında sızmasıyla daha ciddi bir hal aldı.

Yalnızca bir yolsuzluktan hissesine düşenle 30 milyon dolarlık mücevher aldığı ileri sürülüyordu.

Günaha girme serbestliği!

Takribî yarım milyon doların hesabına uyuduğu bildirildi ve bu durum, bu paranın nereden geldiğine dair sualleri ortaya çıkardı. Avukatı, ortadakinin müvekkilinin şahsi bilgilerine müteveccih uygunsuz ve kesin bir ihlal olduğunu söyledi.

Liderin özel yaşamı kimseyi ilgilendirmezdi! N’olmuş başka bir deyişle Hanımefendi mücevher almaya devletin jetiyle gitmişse. Hakkı değil mi?

2015 Haziran’ında 18 bireyin can verdiği zelzele yaşandı Malezya’da.

Zelzeleye neden olarak üryanlık gösterildi. Hem de fotoğrafı makamlarca. Din adamları devleti destekleyen söylemeler yaptı.

Savcılar soruşturma açtı ve 3 İngiliz turist soyunarak Malezya’da zelzeleye neden olmak kabahatinden dolayı cezalandırıldılar!

Malezya yargıçları Başbakan’a gelen 681 milyon dolarlık dayanağı akladılar. Malezya yargısına göre Rezzak “pir-û pâk”tı!

Bu esnada havuz medyası vakayı nasıl gördü peki?

Evet öğrendiniz..

“Batı’nın lekeli oyunu”ydu tüm bu olanlar…

Rezzak Malezya yargısını elini yakalıyordu ama devir daha öncekisi gibi değildi. Evrensel kapitalizm adamın ümüğünü sıkabiliyordu. Nitekim öyle oldu ve Amerika açtığı soruşturmada Rezzak’ın fonundaki 1 milyar dolara el koydu.

Reelinde bu daha başlangıçtı…

Amerika’nın açtığı soruşturmada Rezzak’ın ismi geçmiyordu ama bütün 30 yerde “1 Numara”dan bahsediliyordu. Malezya ulusuna göre ise ”1 Numara” Necip Rezzak’tan başkası değildi!

Çember daralıyordu…

Malezya duruşmalarında aklanan Başbakan Najib Necip yolsuzluğa bulaştığı iddialarını yalanlıyordu. Zati Başbakan Necip’in mevzubahisi parayı tükettiğine dair bir kanıt bulunmuyor ancak kendisine yakın insanların, mücevher, sanat yapıtları, lüks emlak ve kumara milyarlarca dolar tükettikleri iddia ediliyordu.

Temmuz 2016’da Amerika Birleşik Devletleri Adalet Bakanı Loretta Lynch, “Malezya ulusunun devasa ebatlarda bir dolandırıcılığa maruz kaldığını” ifade etti. BKZ Amerika Birleşik Devletleri’nin başlattığı soruşturmada, fonların Amerika’daki hesaplar üzerinden başka ellere geçirildiği ileri sürülüyordu. Şayet davada karar çıkarsa Amerika Birleşik Devletleri Adalet Bakanlığı Amerika Birleşik Devletleri, İngiltere ve İsviçre’deki mülk varlıklarına el koyabilecekti. Onlara göre her şey oldukça duruydu. BKZ

Ulusun kulağına kar suyu kaçmıştı bir kere!


Amerika’nın soruşturma dosyasında ‘1 numaralı Malezyalı yetkili’den 30 defa bahsedilirken yapılan yolsuzluğun ebadı da ortaya çıkıyordu. Dosyaya göre; 1 Numara varlık fonundan çalındığı öne sürülen 3.5 milyar doların 681 milyon dolarını bizzat kendisi almıştı!

Bizimle ne alaka eşiği!

Aynı doküman “1 Numara”nın yakayı ele verdikten sonra panikleyip paranın büyük kısmını iade ettiğini de yazıyordu ama yapılan yolsuzluğun ebadı çok daha büyüktü. Rezzak en başından itibaren tam bunların Küresel eforların büyük bir oyunu olduğunu, Malezya modeli’ni batılı ülkelerin çekemediğini filan söyledi.

Bu esnada Washington Post’a çok tuhaf bir tahlil yer aldı. “Malezya Lideri Erdoğan’ın yolundan mı gidiyor?” başlıklı yazıda  Joshua Kurlantzick, iki liderin eşliklerinin sandığımızdan daha köklü ve büyük olduğunu ortaya çıkardı. Öyle ki 2023 tarihi dahi maksat olarak konmuştu Malezya için. Kurlantzick, Rezzak’ın aldığı erken tercih kararında karşıların sandığı gidemesin diye hafta içi mesai günün seçmesini, baskılar üzerine zorunlu olarak tercih gününü tatil etmesini filan da ilave ettiği yazısındaki şu kısım sansasyoneldi: “Seçilirse 2023’e kadar iktidarda olacak olan Necip, kendinden sonra kimin geleceği mevzusunda hiçbir söylemde bulunmadı ve Türkiye Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan ya da Rusya Devlet Başkanı Vladimir Putin’in yaptığı gibi liderin şahsi eforunu çoğaldıracak biçimde tüm kapıları sarih vazgeçebilir.

Daha tercihler olmadan, Necip aynı zamanda kendi şahıs kültünü yaratmaya başlayarak ortak yönetimindeki değişik eforlu bireyleri arınmaya ve etrafını şakşakçılarla doldurmaya başladı. Malezya eyaletlerindeki krallık üyeyi idareyicileri de dize getirme bahtı olabilir. Bu sultanlar tüzüğe göre idareyiciler ancak çoğu Necip’in hükümet fonlarını makûs idarediği tenkitleri yöneltmişti.”
Bu arada Malezya’da tuhaf büyümeler yaşanıyordu.

Bizzat Rezzak’ın bakanlar kurulusundan bakan Abdul Rahman Dahlan BBC’ye yaptığı söylemede “Bir numaralı yetkiliden hedeflenenin Başbakan olduğuna katılıyorum. Sarihçe söyledim zira evrakları okuduğunuzda insanlar bu bireyin Başbakan olduğunu söylüyor” dedi.

Dahlan “Ama bu sual bana sorulduğunda ben de karşı sualle ‘neden Amerika Birleşik Devletleri Adalet Bakanlığı’nın davada adı sarihçe kullanmadığını’ soruyordum. Zira Başbakan bu soruşturmanın bir parçası değil. Bu soruşturma, dosyada adları geçen bir grup insanla alakalı” diyordu.

Malezya hükümeti, ‘yolsuzluk varsa soruşturulsun da bizimle ne ilgisi varı var’, psikolojisine girdi ve bu stratejiyi ısrarla sürdürdü bir yarıyıl.

Buraya kadar olan kısım sizin de çok net olarak gördüğünüz gibi ülkemizin mukadderatıyla neredeyse birebir uyuşuyor.

Malezya’da işlerin renginin değiştiği an, 2015 senesinde artık yolsuzlukların kapanamayacak kadar aleni olmasından sonra Rezzak’ın takviyecisi Mahatir’in istifa etmesiydi.

Mahatir gururlu bir duruş sergiledi ve bu kadar lekeli bir iktidarda bulunamayacağını söyleyip parçaladı.

Bir sonraki tercihlerde ise hipotez edildiği üzere Rezzak artık tamamen bitmişti ve tercihleri kaybetti.

Kaybetti kaybetmesine ama hala bir umut vardı.

Lakin afallatıcı bir şey oldu. Mahatir, Enver de dahil tüm karşıları cezaevinden çıkardı.

Independet’in iddiasına göre Rezzak kurduğu havuz sistemi ile kendi şahsi kasasıyla devlet fonunu birleştirmişti ve yalnızca bu fondan hortumlanan paranın ölçüyü 4.5 milyar dolardı!

O güne kadar hücrede çürümeye terkedilen polis şefleri ve savcılar tekerrür işe koyuldular ve açılan dosya neticeyi Rezzak’ın evine baskın yapıldı.

Öğrenil bakalım ne çıktı?

Sıfırlayamadıklarımızdan mısınız?

Rezzak’ın evinde koliler dolusu döviz, pırlantalar, kıymetli belgeler ve altın çıktı. Ele geçirilen paranın ölçüyü söylenmedi ama yalnızca dolarların milyonlarca olduğu ifade edildi.

Amerikalıların bir başka iddiası ise, Rezzak’ın başka 5 ülke ile eş ilişkiler kurduğu ve bir cins “adaleye” olduğuydu.

Bu nedenle ülkeden çıkmasına izin verilmediği söyleniyor ama şu anda kendisinden de bütün olarak haber alınamıyor…


Gidişat böyle…

Sizi öğrenmem ama ben Türkiye’nin çok eş bir geleceği yaşayacağını düşünüyorum. Zira Malezya’da yaşananlar araya karbon kâğıdı konmuş gibi ülkemizde de yaşanıyor.

Bizdeki kasvet Mahatir gibi liderler yok. Onun yerine Bülent Arınç, Ahmet Davutoğlu, Abdullah Gül gibi ‘neme gereklici’lıkla ateşe ortak olanlar ya da  Numan Kurtulmuş, Süleyman Soylu ve Devlet Bahçeli gibi üç günlük dünya için tüm politik yaşamlarını, gururlarını tüketenlerin varlığı…

Merakla izlemeye devam ediyoruz… Kaynak: www.aktifhaber.com

Yorumlar, editörlerimiz tarafından onaylandıktan sonra yayınlanır. Kanunlara aykırı, konuyla ilgisi olmayan, küfür içeren yorumlar onaylanmamaktadır.
YORUM YAP
GİRİŞ YAP